İlginç, güzel ve komik bulduğum metinlere bu sitede yer veriyorum. Sizlerin de ilginizi çekmesi dileğiyle.
Sayfalar
Mustafa Asım Şafak kim?
- Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK
- Antalya, 05323611890 masafak@gmail.com, Türkiye
GÖKYÜZÜNDEN YAĞAN DÜĞMELER
(Sunay Akın'dan...)
Mustafa Kemal'in naaşı..
Ve Atatürk İstanbul'dan ayrılıyor, Ankara'ya götürülecek.
İnsanlar üzüntülü, hüzün var her yerde..
.
Karaköy'en geçerken birdenbire,
'Çıt' diye bir ses..
Çıt ! Çıt ! Çıt !
Aa !
Gökyüzünden düğme yağdı biliyor musunuz?!!
Düğme yağdı gökyüzünden !
.
Atatürk'ün o bayrağa sarılı tabutuna düğme yağdı..
Rengarenk düğmeler !
Düğme yağıyor ! Çıt ! Çıt ! Düğme yağıyor !
.
Herkes yukarı baktı!
O caddedeki dükkanlardan bürolardan
Türkiye Cumhuriyeti'nin Yahudi vatandaşları var (pencerelerde)...
.
Ve Yahudi kardeşlerimiz, ülkenin Yahudi vatandaşları, Liderlerini, bu güzel
insanı kendi (Matem) geleneklerine göre "gömleklerinin ceketlerinin
düğmelerini kopararak" uğurluyorlar..
.
Nasıl bir görüntü,
.
Atların çektiği top arabasında Mustafa Kemal Atatürk'ün tabutu, ve üstüne
rengarenk düğmeler yağıyor, pencerede gözyaşlı insanlar...
NOT: GÖMLEKLERiN, CEKETLERiN DÜĞMELERi KOPARTILARAK UĞURLAMA NE
ANLAMA GELİYORMUŞ BİLİYOR MUSUNUZ ?????????????? "BEN SENDEN SONRA EKSİĞİM" DEMEKMiŞ !!!
Mustafa Kemal'in naaşı..
Ve Atatürk İstanbul'dan ayrılıyor, Ankara'ya götürülecek.
İnsanlar üzüntülü, hüzün var her yerde..
.
Karaköy'en geçerken birdenbire,
'Çıt' diye bir ses..
Çıt ! Çıt ! Çıt !
Aa !
Gökyüzünden düğme yağdı biliyor musunuz?!!
Düğme yağdı gökyüzünden !
.
Atatürk'ün o bayrağa sarılı tabutuna düğme yağdı..
Rengarenk düğmeler !
Düğme yağıyor ! Çıt ! Çıt ! Düğme yağıyor !
.
Herkes yukarı baktı!
O caddedeki dükkanlardan bürolardan
Türkiye Cumhuriyeti'nin Yahudi vatandaşları var (pencerelerde)...
.
Ve Yahudi kardeşlerimiz, ülkenin Yahudi vatandaşları, Liderlerini, bu güzel
insanı kendi (Matem) geleneklerine göre "gömleklerinin ceketlerinin
düğmelerini kopararak" uğurluyorlar..
.
Nasıl bir görüntü,
.
Atların çektiği top arabasında Mustafa Kemal Atatürk'ün tabutu, ve üstüne
rengarenk düğmeler yağıyor, pencerede gözyaşlı insanlar...
NOT: GÖMLEKLERiN, CEKETLERiN DÜĞMELERi KOPARTILARAK UĞURLAMA NE
ANLAMA GELİYORMUŞ BİLİYOR MUSUNUZ ??????????????
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
EŞİTSİZLİĞE HAYIR
Maymunların eşitsizlik karşısındaki reaksiyonuna bakın.
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
TÜRK BAYRAĞI
http://sozcu.com.tr/2013/yazarlar/ugur-dundar/23-nisan-etrafta-eskisi-kadar-bayrak-goremiyor-insan.html
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
BİLİMSEL GERÇEKLER
İnanılmaz Bilimsel Gerçekler
1- Normal bir insan, her yıl yaklaşık 430 böcek yutar.
2- Tek bir çavdar tohumu, 640 kilometre uzunluğunda kök verebilir.
3 -Merkür gezegeninin yüzeyinin sıcaklığı gün içinde 430 dereceye çıkar; gece ise 180 dereceye düşer.
4- Meşe ve kayın ağacından buharlaşan hava bir gün içinde yaklaşık 100 litreyi bulur.
5- Kelebekler arka ayakları ile koku alır ve antenleri dokunma ile aktif hale gelir.
6- Sağ elini kullanan insanlar solaklardan ortalama 9 yıl daha fazla yaşar.
7- Eğer ayağınıza soğan sürerseniz, yaklaşık bir saat sonra tadını almaya başlarsınız; çünkü kan damarlarınıza işler.
8- İnsan vücudunun 3 santimlik bir kısmında bile en az 20 milyon mikroskobik canlı yaşar.
9- Bir nötron yıldızının en ufak bir parçası bile 100 milyon ton ağırlığında olabilir.
10- Bir salyangoz 3-4 yıl boyunca uyuyabilir; bu süre içinde besine ihtiyaç duymaz.
11- Zürafalar, susuzluğa develerden daha uzun süre dayanabilir.
12- Bir incinin gerçek olup olmadığını anlamak için üstüne sirke sürmeniz yeterlidir. Eğer gerçekse, baloncuklar çıkmaya başlayacaktır.
13- Karanlık bir odada tutulan bir japon balığının rengi gitgide solacaktır.
14- İstiridyeler cinsiyet değiştirebilir.
15- Erkekler, kadınlardan %30 oranında daha güçlüdür ve beyinleri kadınlarınkinden daha ağırdır.
1- Normal bir insan, her yıl yaklaşık 430 böcek yutar.
2- Tek bir çavdar tohumu, 640 kilometre uzunluğunda kök verebilir.
3 -Merkür gezegeninin yüzeyinin sıcaklığı gün içinde 430 dereceye çıkar; gece ise 180 dereceye düşer.
4- Meşe ve kayın ağacından buharlaşan hava bir gün içinde yaklaşık 100 litreyi bulur.
5- Kelebekler arka ayakları ile koku alır ve antenleri dokunma ile aktif hale gelir.
6- Sağ elini kullanan insanlar solaklardan ortalama 9 yıl daha fazla yaşar.
7- Eğer ayağınıza soğan sürerseniz, yaklaşık bir saat sonra tadını almaya başlarsınız; çünkü kan damarlarınıza işler.
8- İnsan vücudunun 3 santimlik bir kısmında bile en az 20 milyon mikroskobik canlı yaşar.
9- Bir nötron yıldızının en ufak bir parçası bile 100 milyon ton ağırlığında olabilir.
10- Bir salyangoz 3-4 yıl boyunca uyuyabilir; bu süre içinde besine ihtiyaç duymaz.
11- Zürafalar, susuzluğa develerden daha uzun süre dayanabilir.
12- Bir incinin gerçek olup olmadığını anlamak için üstüne sirke sürmeniz yeterlidir. Eğer gerçekse, baloncuklar çıkmaya başlayacaktır.
13- Karanlık bir odada tutulan bir japon balığının rengi gitgide solacaktır.
14- İstiridyeler cinsiyet değiştirebilir.
15- Erkekler, kadınlardan %30 oranında daha güçlüdür ve beyinleri kadınlarınkinden daha ağırdır.
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
KİMSEYİ TANIMADIM BEN SENDEN DAHA ÖZEL
http://www.youtube.com/watch?v=c2AFB25g4VM&feature=youtu.be
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
@ İŞARETİNİN HİKAYESİ
Internetin sembolu haline gelen"@" isaretinin hikayesini hiç merak ettiniz mi?
Sapienza Üniversitesi profesörlerinden Giorgio Stabilenin açiklamasina göre Internetin sembolü "@" isareti, 536 yilinda Latin Amerika'dan Italya'ya mal tasiyan Floransa'li tacirlerin oldukça sık kullandıkları bir isaret.
Yaklasik 500 yil önce tahilda ölçü birimi olan "amphora"nin sembolü olarak kullanilan "@" isareti uzak mesafeler arasi ticareti belirtmek için kullaniliyordu.
Internetin günümüzde dünya'nin en uzak mesafelerini birbirine baglayabilme gücünün oldugu göz önüne linacak olursa bu embolün 500 yıldır anlamını kaybetmediği ortaya çıkıyor.
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün geçmişi çok eskilere dayanıyor.
Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40.000 işçinin insanlık dışıçalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini,özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi.
1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.
Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.
1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini,özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi.
1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.
Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
NE SÖYLEDİĞİNİZ DEĞİL, NASIL İFADE ETTİĞİNİZ ÖNEMLİDİR
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
EN TEHLİKELİ 10 HAYVAN
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
Rita Hayworth
Rita Hayworth and Stayin' Alive!
Rita Hayworth Is Stayin' Alive
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
ATATÜRK VE TÜRKİYE BELGESELİ
http://www.youtube.com/watch?v=q9EkewZea3k
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
"DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ" En İyi Yorumla Bakın Nereden İlham Almış!
İsveç'den, "üç hoppa kızın şarkısı"
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
BOYUTLAR
http://htwins.net/scale2/
Tıklayın, insanoğlunun nelere ulaşabildiğini ve evrenin neresinde olduğunu göreceksiniz, çok ilginizi çekecek.
--
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
TC: 0 532 361 18 90
http://masafak.tripod.com
http://masafak.tripod.com
MEVLANA
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
FOTOĞRAFLARIMDAN BİRKAÇ ÖRNEK
https://plus.google.com/photos/114135949564329730367/albums/5821337219412422097
--
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
NEDEN SİNİRLENİNCE, KIZINCA BAĞIRIRIZ?
| Hindu bir keşiş yıkanmak üzere gittiği Ganj nehrinin kıyısındayken, birbirine kızgınlıkla bağıran aile üyeleri görür. Öğrencilerine döne ve gülümseyerek onlara şöyle sorar. - "Neden insanlar birbirlerine öfkeli bir şekilde bağırırlar?" Öğrenciler bir süre düşünürler, içlerinden biri -"Çünkü sükûnetimizi kaybederiz ve bağırırız" der. - "Ama hemen yanınızdayken neden ona bağırıyor olabilirsiniz? Ona söylemek istediklerinizi yumuşak bir şekilde de söyleyebilirsiniz" diye sorar Keşiş. Öğrenciler başka cevaplar da verdiler ama hiç biri diğer öğrencileri tatmin edecek şekilde bir cevap veremez. En sonunda keşiş şu açıklamayı yapar. - "İki insan birbirine kızgınken kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzaklığa rağmen kendisini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalır. Ne kadar kızgınlarsa uzağı yakın edebilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir. İki insan birbirine âşık olduğunda ne olur? Birbirine bağırmaz tam tersi yumuşak bir şekilde konuşur. Çünkü kalpleri dip dibedir. Aradaki mesafe ya yoktur ya da yok denebilecek kadar azdır..." Keşiş devam eder - " Birbirlerini daha çok severlerse ne olur? Konuşmadan sadece fısıldaşarak daha da yakınlaşır ve sevgi düzeyini arttırırlar. En sonunda fısıldaşmaya da gerek kalmaz sadece birbirleri ile bakışırlar ve bu yeterlidir. Bu da insanların birbirlerini sevdiklerinde yakınlaşma anlamında ulaşabilecekleri son noktadır" Öğrencilerine bakar ve şöyle der; - "Tartışırken gönüllerin birbirinden uzaklaşmasına izin vermeyin. Birbirinizden daha da uzaklaşmanıza yol açacak kelimeler sarf etmeyin çünkü bir de bakarsınız ki bir gün o kadar uzaklaşmış olursunuz ki geri dönüş yolunu bulmak mümkün olmaz." |
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
NESİLLER ARASI KRONOLOJİK ANALİZ
Baby Boomer Kuşağı (1946-1964 Arası Doğanlar)En yaşlısı 66, en genci 48 yaş civarında. Bunlara "Sandviç Kuşağı" da deniyor, çünkü aynı evde önce çocuklarına, sonra yaşlanan ana-babalarına baktılar. Dünyanın insan hakları hareketlerini, radyonun altın çağını, Türkiye'nin ise ihtilali ve çok partili döneme geçiş sancılarını yaşadığı yıllar. Sadakat duyguları yüksekti, kanaatkarlardı; aynı yerde uzun süre çalıştılar. Teknoloji kimine yakın kimine uzak oldu, çok benimse(ye)mediler. Aslında babaları gibi otoriteye saygılılardı. İçlerinden en idealistleri toplumsal haksızlıklara isyan edip 68 gençlik hareketlerinin kahramanı olurken, büyük çoğunluk hayattan beklediklerini elde ettiğini düşünerek tatmin ve mutlu oldu. İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonraki "nüfus patlaması" yıllarında doğan bu 1 milyar bebeğe "Baby Boomers" deniyor. Bu kalabalık bebek nüfusu büyüdükçe, ihtiyaçlarına göre çeşitli sektörler de her on yılda bir müthiş büyüme gösterdi. 1960'lı yıllar televizyon yılları; 70'ler fast food; 80'ler - bebekler evlenme çağına geldiği için - gayrimenkul yılları; 90'lar, artık sıra yaşam kalitesini yükseltmeye geldiği için, mikrodalga gibi elektronik ev aletleri ve ardından, iletişim patlamasıyla internet ve cep telefonu yılları oldu. 2000'lerde artık yaşları 50'yi geçmişti, ceplerinde paraları vardı, ömrün uzadığını biliyorlardı, "iyi yaşlanmak" hatta mümkünse yaşlanmamak için sağlık ve güzellik-bakım sektörlerini de patlattılar.Savaş sonrasının yokluklarını, sıkıntılarını unutmadılar, zenginleşmenin tadını aldılar.
X Kuşağı (1965-1979 Arası Doğanlar)Dünyanın petrol krizini, Türkiye'nin ise sağ-sol çatışmalarını yaşadığı yıllar. En yaşlısı 47, en genci 33 yaşında. Dünyaya gözlerini, merdaneli çamaşır makinesi, transistorlu radyo, bantlı teyp ve pikapla açtılar. Sadakat duyguları duruma göre değişir, daha iyi kariyer imkanları ararlar, çoğu (teknolojik devrime denk geldiklerinden) teknolojiyi kerhen, zorunluluktan kullanmaya başladılar. (Abilerinin ablalarının aksine a-politik hale getirildiler ama yine de) Toplumsal sorunlara duyarlılar, iş motivasyonları yüksek, otoriteye saygılı ve kanaatkarlar.Kadınlar iş gücüne katılmaya başladı. Daha (iyi yaşamak için, daha) az çocuk sahibi oldular. (Özellikle gözlerini Özal'lı yıllarda açanlar) Paraya daha fazla odaklandılar ve bireycilik önem kazandı. Boşanma, HIV, uyuşturucu gibi kavramlarla tanıştılar.Y Kuşağı (1980-1999 Arası Doğanlar)En yaşlısı 32, en genci 13 yaşında. Sadakat duyguları az. Teknoloji hayatlarında pek çok şeyin simgesi. Narsist, bireyci ve girişimciler. Çalışmaktan hoşlanmıyor, eğlenceyi, kazanmayı çok seviyorlar.Beklentileri yüksek ama bedelini ödemek istemiyorlar. Hızlı tüketiyorlar. Türkiye'de yağ kuyruklarını, benzin sıkıntısını yaşamadıkları için "her şey her zaman böyleydi ve böyle olacak" sanıyorlar. Eş zamanlı olarak birkaç işi birden yapabilirler. Kitlesel olanı değil, kişiye özel olanı seviyorlar. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 25'i bu kuşaktan. Çok önemli bir diğer faktör ise "akran onayı". Sıra arkadaşının, mesai arkadaşının, internetteki oyun arkadaşının önermediği ve onaylamadığı bir ürün ile Y'nin buluşması çok zor. Standart olanı sevmez, kendine özel olanı ve üstelik "hemen şimdi" ister, öyle -cek, -cak'larla işi olmaz.Y'nin dikkatini çekmek istiyorsanız, mesajınızı, markanızı, iletişiminizi sadeleştirmeniz gerekir. Girişimcilik en önemli özelliklerindendir, özgüvenleri biraz abartılıdır.Z Kuşağı (2000-2012 Arası Doğanlar)"İnternet kuşağı" da denen bu ufaklıkların en büyüğü henüz 12 yaşında. Bunlar tam teknoloji çağı çocukları. Taşınabilen, hep yanlarında olan küçük aygıtları, bilgisayar, MP3 çalar, i-Pod'ları, cep telefonları, DVD oynatıcıları ayrılmazparçaları. Onlar, ev ödevi yapamadıklarında "elektrikler kesildi, ondan yapamadım" değil; "internet bağlantım kopuktu" diyen kuşak. Yeni teknolojik olanaklarla iletişim ve ulaşım kolaylıkları ile hep bir aradalar. Uzakta olsalar bile ufak cihazlarıyla her an sözel, hatta görsel iletişim kurarak, birbirlerine bağlanabiliyorlar. Onlar, önceki kuşaklardan farklı olarak, 'network' gençleri; çeşitli ağların üyeleri oluyorlar.Uzaktan da ilişki kurabildikleri için, fiziksel olarak tek başlarına, yalnız yaşıyorlar ve yaşayacaklar. Aynı anda birden fazla konuyla ilgilenebilme becerileri gelişiyor. İnsanlık tarihinin, el, göz, kulak vb gibi motor beceri senkronizasyonu en yüksek nesli. Ancak bu avantajlar, dikkat ve konsantrasyon zorluklarıyla dezavantaja da dönüşebiliyor. Sorgusuz yaşayacaklar çünkü, iş yaşamına atıldıklarında kararvermelerini gerektiren her şey sistemler tarafından yapılıyor, yapay zeka tarafında karar veriliyor olacak. Çok diplomalı, uzman ve buluşçu olacaklar. Yaşamlarında otorite kavramının önemi kalmayacak. Tatminsiz, kararsızve doğuştan tüketiciler.
--
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
YANILSAMA
Bazen hiç görmedim dediğimiz anlar bu anlar olsa gerek. Aşağıdaki linki tıklayın şaşıracaksınız.
Prof.Dr. Mustafa Asım ŞAFAK,
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı
KBB Anabilim Dalı Başkanı
NEMJ Baş Editör
Lefkoşa, KKTC
Mobile Phone KKTC: 0 542 877 55 66
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)